başak sayın ile röportaj

Reşat Nuri Güntekin’in romanından televizyona uyarlanan Kanal D’nin reyting rekorları kıran dizisi “Yaprak Dökümü'', her hafta ekran başındaki izleyicilere heyecanlı dakikalar yaşatıyor.

İLKNUR TAŞ / MİLLİYET TELEVİZYON


Dizide eşi Yaman’ı ortağı Oğuz’la aldatan ve ondan hamile kalan “Ceyda “karakteriyle kamera karşısına geçen Başak Sayan, seyircinin kendisinden nefret ettiğini söyledi.


■ “Yaprak Dökümü''ne olan ilgi sürekli artıyor. Dizinin bu kadar ilgi göreceğini tahmin ediyor muydunuz?


İnsanların seveceğini tahmin edebiliyordum. Senelerdir onlarca senaryo okudum. Bakınca az, çok bu iş tutar, sevilir ya da sevilmez diyebiliyorsunuz. Ama bu kadar büyük bir patlama yaşayacağı hiç aklıma gelmemişti. Zaten ilk 7-8 bölüm reytinglerimiz çok iyi değildi. Biraz hayal kırıklığı yaşar gibi olduk. “Eyvah'' dedik ama sonradan insanlar çok sahip çıktılar.


■ İnsanların diziye bu denli sahip çıkmalarını neye bağlıyorsunuz?


Dizimiz insanların unuttukları değerleri anlatıyor. Günümüzdeki yozlaşmanın tam tersi bir hayatı işliyor. Bu insanların içten içe özlem duyduğu bir şey. Günlük hayatın koşuşturması, büyük metropollerde yaşayan insanların o sıkışıklığı, kendini anlatamaması, o büyük aile bireylerinin birbirlerine sımsıkı sarılması durumu çok geride kaldı. İnsanlar artık çok kopuk ve yalnız yaşıyorlar.
Büyük şehirde yaşamanın getirmiş olduğu bir şey bu. Aslında artık büyük şehirlerde değil, neredeyse her yerde mevcut. İnsanlara unuttukları şeyleri hatırlattığı için çok sıcak geldi. Çünkü hepimizin hatıralarında buna benzer anılar mevcut. Hepimizin canını yakan babanın bir bakışı, bir sözü ya da anneye etmiş olduğu bir söz vardır. İzlediğin zaman onu hatırlıyorsun. Bir sıcaklık hissediyorsun, kendini yakın buluyorsun. O yüzden insanlar bu kadar benimsediler.


■ Ekran başındakileri çoğu zaman ağlatıyorsunuz. Siz oynarken ya da izlerken etkileniyor musunuz?


Ben okurken ağlıyorum biliyor musunuz? Bazen çok alakasız yerlerde ağlayabiliyorum. Sette senaryoyu okurken ağlıyorum bazen. Mesela Leyla’nın babasının söylediği bir söze karşılık söylediği bir söz vardı. Onu okurken ağladım. Bana babamla ilgili bir şeyi hatırlattı. Benim ağlamam çok kolay bir şey değildir. İşin içinde olduğum halde senaryo beni çok etkiliyor. Beni ağlatıyorsa, ekran başındaki insanların ağlaması çok normal.
Oradaki bir bakış, bir söz, öyle bir yerinize dokunuyor ki, bir an hatıralarınız, acılarınız aklınıza geliyor.


■ Eşini aldatan, diğer taraftan da yuva yıkan bir kadın rolündesiniz. Sokakta insanların tepkileri nasıl oluyor?


Ben yaprakların dökülmesine sebep oldum. İlk başta acayip çok sert tepkiler aldım. “Seni sevmiyoruz'' “Senden nefret ediyoruz'' diyerek kötü davranıyorlardı. Alışverişe çıktığımda, mağazaları dolaştığımda bu tarz şeyler çok yaşadım. Bu benim çok hoşuma gidiyor. Yolda bebekle ilgili sorular soruyorlar, öğütler veriyorlar, özellikle yaşı benden büyük olan insanlar. Onların tepkileri beni mutlu ediyor. Demek ki doğru bir şekilde aksettirmişim rolümü. İnsanlar benden nefret ediyor. O duygu geçmiş onlara demek ki.


■ Bebek Oğuz’dan çıktı. Bundan sonra Ceyda’yı neler bekliyor?


Evet DNA testi yapıldı ve bebeğin Oğuz’dan olduğu ortaya çıktı. Ceyda çok zor duruma düştü. Seyirciler, benim başıma gelenleri şaşkınlık içerisinde izleyecekler.
Benim bile hayal edemediğim şeyler olacak. Senaryomuz çok zekice yazılıyor. İnsanlar “Vay be, bunlar bunu da mı yaşayacakmış?'' diyecek. Hatta nefret edenler bile bana acımaya başlayacak.


■ Geniş Zamanlar’da da yuva yıkan bir kadındınız. Sürekli aynı tarz rollerin teklif edilmesi sizi mutsuz etmiyor mu?


Aslında hep kötü kadın ya da yuva yıkan kadın olmadım. Geniş Zamanlar ve Yaprak Dökümü dizilerinde aynı anda ve benzer roller oynadığım için insanların kafasında kötü kadın imajı oluştu. Suna çok hesapsızca yaşayan, iki adım sonrasını düşünmeyen, hissettiği şeyleri anında hayatına geçiren tutkulu bir kadındı. Kötü bir kadın değildi. Ceyda karakteri de bilerek kötülük yapmıyor. Bir insanın canını yakmak istemiyor. Dizide başka kötü karakterler de var. Neden ben en kötüsü ilan edildim bilmiyorum. Ceyda çok soğuk bir kadın. O büyük tutkusunu, soğuk görüntüsünün arkasına gizliyor. Bu nedenle hiçbir duygusal tepki göstermediği için onu kötü olarak nitelendirdiler. Ceyda tam olarak bilinmeyen olduğu için insanlar korkuyor. Ceyda soğuk ama aşkının peşinden giden bir kadın. “Memnun değil misin?'' diye sorarsan, kötü bir karakter yazıldığında ilk akla gelen isimlerden olmak kötü bir şey değil. Demek ki işimi iyi yapıyorum.


■ Özellikle oynamayı istediğiniz bir karakter var mı?


Bir erkeği oynamayı çok istiyorum. Çok kadınsı gözüken biriyim ama inanılmaz erkeksi bir tarafım da var. Bir erkeği çok iyi oynayacağımı biliyorum. Onun dışında benim öyküsünü yazdığım çok sağlam bir proje var. Sinema filmi olarak çekeceğiz. Türkiye’nin yanısıra yurtdışında da çok ses getirecek bir proje. Çok evrensel bir hikâye. Orada çok istediğim bir karakteri oynayacağım. Birçok festivale katılacak ve ödül almadan dönmeyecek bir sinema filmi olacak.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !